1. Haberler
  2. Yerel Haber
  3. Psikologlardan Ankara’da eylem: ‘Öfkeliyiz, çünkü sahipsiz bırakılıyoruz’

Psikologlardan Ankara’da eylem: ‘Öfkeliyiz, çünkü sahipsiz bırakılıyoruz’

Türk Psikologlar Derneği (TPD), 10 Mayıs Dünya Psikologlar Günü kapsamında, geçtiğimiz günlerde, bir psikoloğun görevi başındayken bıçaklı saldırıya uğramasını protesto etmek ve mesleki sorunlara dikkat çekmek amacıyla Ankara Ulus’taki Atatürk Anıtı’nın önünde eylem düzenledi. Psikologlar “Psikologlar Meslek Yasası”nın çıkartılmasının zorunluluk olduğunu dile getirdi. TPD Genel Başkan Yardımcısı Uzman Psikolog Ali Demirel, “Öfkeliyiz, çünkü sahipsiz bırakılıyoruz. Bu mücadele, psikologlar için artık bir varoluş mücadelesidir” dedi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türk Psikologlar Derneği, 10 Mayıs Dünya Psikologlar Günü kapsamında, geçtiğimiz günlerde, bir psikoloğun görevi başındayken bıçaklı saldırıya uğramasını protesto etmek ve mesleki sorunlara dikkat çekmek amacıyla bugün Ulus’ta Atatürk Anıtı’nın önünde eylem düzenledi.

Psikologların çektiği zorlukları kamuoyuna duyurmak için geldiklerini belirten TPD Genel Başkan Yardımcısı Ali Demirel, “Can güvenliğimizin olmadığı, emeğimizin hiçe sayıldığı, mesleki saygınlığımızın saldırıya uğradığı bir ortamda ‘kutlama’ yapmak mümkün değildir. Bizler bugün, siyasiler ve devlet kurumlarının görmezden geldiği on binlerce psikoloğu temsilen buradayız” dedi.

‘İYİ NİYETİMİZ KARŞILIKSIZ KALMIŞTIR’

Sabırlarının tükendiğini ve iyi niyetlerinin karşılıksız kaldığını belirten Demirel, “Öfkeliyiz, çünkü sahipsiz bırakılıyoruz! Türkiye’de psikoloji bilimi ve psikologluk mesleği, tarihinin en güvencesiz, en belirsiz ve en sahipsiz dönemlerinden birini yaşamaktadır. Psikologlar olarak yaşadığımız bu kriz sadece bizi değil; doğrudan toplumun ruh sağlığını tehdit eden yapısal bir çöküştür.

Psikologlar; sağlık kurumlarında, eğitim kurumlarında, adliyelerde, ceza infaz kurumlarında, sosyal hizmet alanlarında, afet bölgelerinde ve fabrikalarda, kısacası insanın olduğu her yerde aktif görev almaktadır. Ancak geldiğimiz noktada psikologların mesleki yetkinlikleri, yetki alanları ve görev tanımları keyfi şekilde belirsiz bırakılmaktadır. 1219 Sayılı Tababet Kanunu gibi çağın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak bir yasal çerçeve ile Sağlık Bakanlığı’nın psikologları görmezden gelen, sahadan kopuk uygulamaları arasına sıkıştırılmıştır. Sağlık Bakanlığı attığı adımlarla yıllardır ruh sağlığı hizmetlerinin en ön saflarında çalışmak üzere istihdam ettiği psikologların mesleki yetkinliklerini yok saymış, psikologlara üvey evlat muamelesi yapmıştır” diye konuştu.

‘BEDELİNİ TÜM TOPLUM ÖDEYECEKTİR’

Meslek tanımlarının yasal bir çerçeveye sahip olmamasının kendilerini çalışma alanlarında fiziksel ve psikolojik şiddete karşı savunmasız bıraktığını savunan Demirel, “Birçok kurumda çalışanlar yüksek riskli kişilerle çoğu zaman yalnız, denetimsiz ve korumasız şekilde muhatap bırakılmaktadır. Başta TBMM olmak üzere tüm yasa yapıcılara sesleniyoruz. Meslek tanımımızın muğlaklaşmasına, anayasal hak olan serbest çalışma hakkımızın elimizden alınmasına, psikologların yetki alanlarının ve özlük haklarının sürekli ihlal edilmesine yol açmaktadır. Bir ülkede psikologlar güvencesiz bırakılırsa; okullarda çocuklar destekten mahrum kalır, şiddet vakaları derinleşir, intihar riski taşıyan bireyler görünmez hale gelir, bağımlılık, toplumsal çatışma ve ruhsal krizler büyür. Ruh sağlığı hizmetleri toplumsal barışın, üretkenliğin, eğitim kalitesinin, aile bütünlüğünün ve halk sağlığının temel unsurlarından biridir. Bugün psikologların sesi duyulmazsa, yarın bunun bedelini yalnızca psikologlar değil; tüm toplum ödeyecektir” dedi.

‘PSİKOLOGLAR MESLEK YASASI BİR ZORUNLULUKTUR’

Psikologlar Meslek Yasası ve psikologların hak ettikleri yasal düzenlemelerin yapılmasının artık bir talep değil, bir zorunluluk olduğunu söyleyen Demirel, sorumlulara şöyle seslendi:

“Mesleki haklarımız güvence altına alınmalı ve özlük haklarımızı teslim edilmelidir. Sağlık lisansiyeri statüsünün gereği olarak; maaş katsayısı, ek gösterge ve tazminat gibi haklar benzer meslek gruplarıyla eşit seviyeye getirilmelidir. Psikologların serbest çalışma hakkını engelleyen kısıtlamalar kaldırılmalı ve meslektaşlarımızın çalışma hürriyeti güvence altına alınmalıdır. Toplumun ruh sağlığı ihtiyacını karşılamak üzere bütün kamu kurumlarında psikolog kadroları radikal şekilde artırılmalıdır ve hatta yeni istihdam alanları yaratılmalıdır.

Psikoloji eğitimi bilimsel standartlara göre düzenlenmelidir. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), psikoloji biliminin uluslararası gereklerini karşılamayan bölümlerin öğrenci alımını bir an önce durdurmalıdır. Psikoloji bölümlerinin akreditasyon süreçleri bir an önce tamamlanmalıdır. Psikoloji bölümlerine acilen başarı sıralamasını temel alan baraj uygulaması getirilmelidir. Psikoloji bölümleri özel üniversitelerin kar kapısı olamaz, buna daha fazla izin verilmemelidir.”

Psikologlardan Ankara’da eylem: ‘Öfkeliyiz, çünkü sahipsiz bırakılıyoruz’
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.