Ortadoğu’da enerji krizine sebep olan ABD-İran Savaşı’nın sonlanması yönündeki umutlar, İran’ın ABD tarafından sunulan nihai barış önerisine verdiği cevapla yeniden geriledi. ABD tarafı, cevabın tatmin edici olmadığını söyleyerek İran’dan nükleer programını sonlandırması yönünde güçlü garantiler istedi. İran tarafı ise cevabın makul ve uygulanabilir olduğunu belirterek, “Hürmüz Boğazı’ndaki krizin tek nedeni ABD saldırganlığı” açıklamasını yaptı. Sürecin tıkandığı belirtilirken, İran’ın anlaşma için sunduğu cevabı Çin ile de istişare ettiğini ilan etmesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyaretine kritik bir önem kazandırdı.
Trump, dün yaptığı açıklamada da İran’ın gönderdiği son öneriyi “aptalca” olarak nitelendirerek, “Şu anda (ateşkesin) en zayıf anında olduğunu söyleyebilirim. Yaşam desteğine bağlı durumda” dedi.İran’la ateşkes anlaşmasının şu anda çok zayıf bir durumda olduğunu belirten Trump, İran’a saldırıların sürebileceğini ima etti. Trump, “Ateşkes, inanılmaz derecede zayıf, şu anda en zayıf anında diyebilirim. (İran’ın gönderdiği öneri metni) Bu çöp parçasını okuduktan sonra, ki okumayı bile bitirmedim, ‘bunu okuyarak zamanımı boşa mı harcayacağım’ dedim, şu anda (ateşkesin) en zayıf anında olduğunu söyleyebilirim. Yaşam desteğine bağlı durumda” değerlendirmesini yaptı. ABD Başkanı, ayrıca İranlı göstericilere ulaştırılması gereken silahları ellerinde tuttukları gerekçesiyle bölgedeki Kürtler konusunda eleştirilerde bulunarak “Kürtler bizi hayal kırıklığına uğrattı” ifadelerini kullandı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, müzakerelerin çıkmaza girdiği haberlerinin ardından yaptığı açıklamada, “Önümüzde onurumuzla savaşı bitirecek müzakerelere girmek için seçeneklerimiz var” diye konuştu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise “Cevabımız makul ve uygulanabilirdi. Biz sadece kendi çıkarımızı değil tüm bölgenin çıkarını göz önünde bulunduruyoruz” dedi. Bekayi, “Hürmüz Boğazı, ABD-İsrail saldırganlığının başladığı 28 Şubat öncesi herkese açıktı. Bölgede Hürmüz Boğazı’nın sebep olduğu krizi biz değil ABD-İsrail saldırganlığı başlattı” dedi.
ABD tarafının İran’dan gelen cevabı yeterli görmemesinin ardından savaşın yeniden başlayabileceği yorumları ağırlık kazanıyor. ABD Başkanı Donald Trump uzun zaman önce ilan ettiği Çin ziyareti için yarın Çin’in başkenti Pekin’e hareket edecek. Bekayi ise dünkü açıklamasında, nihai anlaşma için sundukları cevabı Çin ile de konuştuklarını belirterek “Kendilerine, ABD’nin atacağı adımlar gerilimi artırabilir dedik” ifadesini kullandı. Bekayi’nin açıklaması, Çin’in anlaşma konusunda tarafların görüşünü birbirine yaklaştırmak için etkili bir rol oynayabileceği yorumlarını beraberinde getirdi. Uzmanlar, Trump’ın savaşa dönüp dönmeyeceği yönündeki kararını da Pekin dönüşü alacağını öne sürüyor.
Öte yandan, ABD ile İran arasındaki nihai anlaşma görüşmelerinin ABD’nin İran’d an nükleer programından tamamen vazgeçmesini istemekte ısrar etmesi yüzünden çıkmaza girdiği değerlendiriliyor. Wall Street Journal’in (WSJ) diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Tahran yönetimi nükleer programını masaya getirmeye hazır olmakla birlikte nükleer tesisleri tamamen kapatmayı reddediyor. Tahran ayrıca, Washington’ın talebinin aksine uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmak için 20 yıldan çok daha bir süre öngörüyor. Buna karşılık Tahran, zenginleştirdiği uranyumun üçüncü bir ülkeye taşınmasını onaylıyor. Bloomberg’e konuşan diplomatik kaynaklar ise Tahran’ın diğer taleplerinin savaşın tamamen sonlanması, Hürmüz Boğazı’nda bir dereceye kadar İran denetiminin kabul edilmesi, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını kaldırarak dondurduğu İran’a ait paraları serbest bırakması ve petrol ihracatına yönelik ambargodan vazgeçmesi şeklinde sıraladı.


