İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu‘nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının 35. duruşması bugün görülüyor.
Sağlık problemleri bulunan eski İBB Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy’un diğer tutukluların ve jandarmaların koluna girerek duruşma salonuna getirilmesi dikkat çekti.
Alpay’ın savunması saat 11:20 gibi başlarken davada tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ve kampanya danışmanı Necati Özkan, Silivri’de yan salonda görülen “casusluk davasında” yargılandıkları için salonda bulunmuyor.
ALKIŞLARLA KARŞILANDILAR
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu ile diğer tutukluların katıldığı duruşmada tutuklu sanıklar salona getirildiği sırada izleyiciler, alkışlarla karşıladı.
16.38 – DURUŞMAYA İKİNCİ ARA
Kumkumoğlu, savunmasına geçilemeden, duruşmaya ikinci ara verildi.
16:00 – “ÖZEL JETLE UÇMAK SUÇ MUDUR?”
Savunmasının ardından duruşma savcısının Alpay’ın görev tanımına ve Murat Gülibrahimoğlu’na ait özel jetle uçuşunda kimlerin olduğuna ilişkin sorularının ardından İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar, Alpay’a Kirazlı – Halkalı Metro Hattı yapım ihalesine yönelik sorular yöneltti.
Daha sonra söz alan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ise Alpay’ın önce Cebeci Maden Sahası kapsamındaki görevini sorarken daha sonra Murat Gülibrahimoğlu’nun, Cebeci’deki bölge için Valilik tarafından düzenlenen toplantılarda yer alıp almadığını sordu. Alpay, bu durumu onaylarken “Herhangi bir illegal durumu herhalde Valilik Komisyonu’nda ya da onun huzurunda bir toplantıda yer almazdı sanırım” sorusuna Alpay “Evet” diye yanıt verdi.
Keleş’in yönelttiği sorulardan biri de “Özel jetle uçmak suç mudur?” oldu. Alpay, “Hayır, maça gidiyorduk zaten. Gidişi kendimiz yaptık dönüş o jetle oldu” diye yanıtladı.
Çapraz sorgu ve soruların ardından Alpay’ın avukatı Ahmet Kemal Kumkumoğlu, savunmasına başladı.
14:45 – “KİMLİK KARTIMI GERİ İSTİYORUM”
Yaklaşık bir buçuk saatlik aradan sonra Cebeci Maden Sahası suçlamalarına ilişkin 59. eylem yönelik savunma yapan Alpay, bölgenin hukuki statüsü ve yıllar içindeki değişimini kronolojik teknik bir biçimde anlattı.
Söz konusu eylemin hiçbir yerinde yer almadığını ifade eden Alpay, şöyle konuştu:
“Ben bu 59 numaralı eyleme, yani Cebeci’ye nasıl dahil olduğumu henüz çok fazla anlamış değilim. 139. eylemde olduğu gibi burada da soruşturma aşamasında tarafıma yöneltilen hiçbir iddia olmadı. Yine dile kolay 8 gün gözaltı ve 5 buçuk aylık tutukluluk süresince iddia makamı tarafından da bu kadar önem atfedildiği anlaşılan bir olaya ilişkin ifademe başvurulmadı, savunmam alınmadı. Aslında garip olan ifademin alınmamasından ziyade eyleme eklenme biçimim.”
Eylem 59’a ilişkin savunma yapan diğer tutuklular gibi bölgede valilik, bakanlık ve Sultangazi Belediyesi’nin, bölgedeki süreci yakından takip ettiğini vurgulayan Alpay, “MAPEG, İsfalt bir iş yüklenici idari sözleşmesi yapılmış, İBB de daha önce MAPEG’le imzaladığı projenin müellifi olmuş. Ancak burada maden bölgesinin İBB’ye maden bölgesinin teslim edilmesi gibi bir durum yok. Valilik, Bakanlık ve diğer kurumlar zaten bu işin içinde olmuş” ifadelerini kullandı.
Savunmasının son kısmında İBB’de çalıştığı dönem boyunca tamamladıkları projelerden çeşitli örnekler vererek “Bunları ben değil, biz yaptık” diyen Alpay, savunmasını “Ben tutuklandığım zaman elimden alınan Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartını geri istiyorum” diyerek bitirdi.
Alpay’ın savunmasını tamamlamasının ardından çapraz sorgusu başladı.
12:55 – DURUŞMAYA İLK ARA
Alpay, Cebeci Maden Sahası suçlamalarına ilişkin 59. Eyleme geçmeden önce ara vermek istedi. Mahkeme başkanı bunun üzerine duruşmaya ara verdi.
Sağlık problemleri bulunan eski İBB Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy’un yine güçlükle salondan ayrıldığı görüldü.
12:15 – ”BİN 500 TL’LİK PARA TRANSFERİ SORULDU AMA İDDİANAMEDE YER ALMADI”
İddianamede kendisine yöneltilen 59, 117 ve 139 numaralı eylemlere ilişkin savunma yapan Alpay, ilk gözaltı sürecinden sonra adli kontrolle serbest bırakıldığını ancak tekrar gözaltına alındığını hatırlattı. Alpay, emniyette kendisine, meslektaşı olan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün ile arasında 3 yılda gerçekleşen 11 bin 60 TL’lik para alışverişinin ve Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın ile arasında pandemi yardım kolisi konusunda geçen bin 500 TL’lik para transferinin sorulduğunu belirtti. Alpay, “Bu 11 milyon 600 mü diye kendime sordum ama benim hayatımda öyle bir para yok. Bir baktık, hakikaten 11 bin 60 lira bir para. Bunlar soruldu ama iddianameye bile eklenmedi” diye konuştu.
“Ben dahil birçok kişi polis operasyonu marifetiyle evimizden alındık. Şöyle bir argüman vardı bilirsiniz: ‘alın bunları derdinizi karakolda anlatırsınız’ meselesi. Bu da ‘alın bunları derdinizi ağır ceza mahkemesine anlatırsınız’ süreci oldu” diyen Alpay, iddianamede Halkalı – Kirazlı Metro Hattı ihalesi gibi, görevde olmadığı döneme ilişkin ve yetki alanında olmayan iddialarla suçlandığını belirtti.
Daha sonra eylemlere ilişkin savunmasına geçen Alpay, kendisine yönelik etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Selim Özderya’nın 2011’den beri 92 adet İBB ihalesine katıldığını vurgularken “Baz kayıtlarımız var denmiş ama bu baz kayıtları İBB’nin Kasımpaşa binası ya da ailemin evinin hemen yanında bulunan Trabzonspor Stadyumu civarından” diye konuştu.
117.eylemde de ecrimisil raporu istenmesinin suç olarak ele alındığını belirten Alpay, “Bu bir tercih değil zorunluluktur. Olası zararların önüne böyle geçilir” ifadelerini kullandı.
12.00 – ANNELER GÜNÜNÜ KUTLADI
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay, 80 yaşındaki annesinin ve eşinin Anneler Günü’nü kutlayarak savunmasına başladı.
Gözaltına alınma süreci, eylemlerdeki iddialar ve suçlamalar, iddianamedeki suç örgütü üyeliği ve gerçek kendisi olmak üzere dört ana başlıkta savunmasını yapacağını belirten Alpay, “Hemen hemen bir yıldır tutukluyum. Tutuklama gerekçesi yapılan konu iddianamede yer almıyor. İddianamede belirtilen konulara ilişkin de ifadem alınmadı” dedi.
Alpay, savunmasına devam ediyor.
NE OLMUŞTU?
Geçtiğimiz hafta perşembe günü geride kalan 34. duruşma gününde, son olarak Cebeci Maden Sahası’na yönelik iddialar kapsamında tutuklu bulunan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in oğlu Mustafa Keleş’in savunması tamamlandı.
Keleş, babası Fatih Keleş’in yaklaşık 12 aydır, amcası Zafer Keleş’in ise yaklaşık 10 aydır tutuklu olduğunu anımsatarak, gözaltı kararını yurt dışındayken öğrendiğini ancak buna rağmen Türkiye’ye geri döndüğünü belirtti. Keleş, “Adalete olan inancım ve kendimden yana hiçbir şüphem olmadığı için rahatlıkla geri dönüş yaptım. Ben bu suçu işlemedim; suç işlemediğim için de korkmadım. Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir. Yaşadığım mağduriyete son verilmesini ve tahliyemi istiyorum” ifadelerini kullandı.
Keleş’in savunmasının ardından soru sormak için söz alan İmamoğlu ise Keleş’e, “Benim adıma, ‘örgüt lideri’ olarak bir firmayı denetlediğini yazmış bu lanet iddianame. Seninle hayatımızda çocukluğundan beri, bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu?” sorusunu yöneltti.
Keleş “Hayır” yanıtını verirken, İmamoğlu gözyaşları içinde sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Başkan, Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın. Ben bu delikanlıdan bu devlet adına, bu millet adına ve Yüce Türk yargısı adına özür diliyorum.”
Keleş’in avukatlarının savunmalarının ardından 7 Mayıs’taki duruşma sona erdi.


