İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davaya dönen soruşturma kapsamında, 22 Mayıs 2025 tarihindeki 3. dalga operasyonlarda tutuklanan ve 4 Aralık’ta tahliye edildikten saatler sonra tekrar tutuklanan Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin, tutukluluğunda birinci yılı doldurmak üzere.
Yaklaşık dört bin sayfalık İBB iddianamesinde ismi geçmeyen ve dava kapsamında herhangi bir suç isnat edilmeyen Gülin, cezaevinden kaleme aldığı mektupta tutukluluğuna isyan etti. Sağlık sorunları yaşayan eşi Yelda Gülin’in 20 Mayıs 2025’teki ameliyatı için hastanede bulunan Onur Gülin, kendisini gözaltına almak için evine gelen jandarma ekipleri tarafından evde bulunamayınca jandarma ekiplerinin çağrısı üzerine konumu jandarma ekiplerine gönderirken “kaçma şüphesi” üzerine tutuklandı.
Dosyası İBB soruşturmasından ayrıldıktan sonra hakkında bir iddianame düzenlenmeyen Gülin için 4 Aralık’ta katıldığı tutukluluk incelemesinden sonra yurtdışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye kararı verilirken Gülin, aynı gün cezaevi çıkışında tekrar gözaltına alınarak tutuklandı.
Kendisi gibi iddianamesiz cezaevinde tutulan, İmamoğlu’nun şoförleri Zekai Kırat ve Recep Cebeci, geçtiğimiz haftalarda tutukluluk incelemerinde tahliye edilirken Gülin ise hâlâ cezaevinde. Aynı kapsamda tutuklanıp iddianameye eklenmeyen Doğukan Arıcı, Arzu Can, Çağatay Takoğlu, Fikri Demir, İlkay Onok, Engin Görür ve Faruk Ceyhan da hâlâ cezaevinde bulunuyor.
‘GÖZYAŞLARIYLA BEKLİYOR’
Cezaevinden kaleme aldığı mektupta yaklaşık 11 aydır “adalet kırıntıları aradıklarını” söyleyen Gülin, “Varla yok arasında bir şüpheli olarak uzay boşluğunda kayboldum” derken adaletin sembolü olan Themis figürü üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Gülin, mektubunda “Umarım bir gün bu yaşananların hesabı Themis’e kesilmez ve bizim gibi Silivri’ye gelmek zorunda kalmaz. Themis taştan olabilir ancak temsil ettiği şey, insanlığın binlerce yıllık ortak arayışının örneğidir. Hukuk sistemleri değişir, kanunlar yenilenir, toplumlar dönüşür fakat adalet ihtiyacı baki kalır. Adalet gecikirse eksik kalır” dedi.
‘BİZLERİ UNUTTURMAYIN’
Themis’in gözbağının artık tarafsızlığı değil, “görmezden gelmeyi” temsil ettiğini söyleyen Gülin, “Bugün Themis’in bile adalet terazisi ve kılıcı elinden alınmış. Eminim ki o gözbağının altında yaşlı gözlerle bu günlerin geçmesini bekliyordur” dedi. Gülin, mektubunu şu ifadelerle sonlandırdı: “İnanıyorum ki; bir yer var. İyiliğin ve kötülüğün ötesinde. Hep birlikte bir gün orada buluşacağız. O güne kadar kendinize iyi bakın ve bizleri de unutturmayın.”
‘ÇOCUKLAR İÇİN DİRENİYORUZ’
Onur Gülin’in eşi Yelda Gülin de eşinin durumunu gazetemize değerlendirdi. Gülin’in 4 Aralık’ta tahliye edildiğini ve tekrar tutuklandığını hatırlatan Gülin, “Gerçekçi beklenti bizim tahliye olmamız. Çünkü biz 4 Aralık’ta tahliye edilmiştik zaten” diye konuştu.
Onur Gülin’e örgüt üyeliği suçlaması yöneltildiği için kısıtlı görüşme imkânları olduğunu belirten Yelda Gülin, “Koğuşundaki diğer kişiler aileleriyle 60 dakika görüşebiliyor ama biz bu iddia sebebiyle haftada yalnızca 10 dakika görüntüsüz konuşabiliyoruz” dedi.
9 ve 14 yaşında iki kız çocukları olduğunu ve bu süreçten etkilendiklerini belirten Gülin, “Yakında tam bir sene olacak. Zaman geçiyor ama içimizi delerek geçiyor. Çocuklar daha kötü olmasın diye direniyoruz” ifadelerini kullandı.


