1. Haberler
  2. Dünya
  3. Türkiye küresel jet yakıtı krizinden nasıl etkilenebilir?

Türkiye küresel jet yakıtı krizinden nasıl etkilenebilir?

'Türkiye havacılık yakıtlarında ihracatçı ülke pozisyonunda'

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hilken Doğaç Boran
BBC News Türkçe
İstanbul

Ortadoğu’daki savaş sebebiyle enerji sevkiyatlarının sekteğe uğraması jet yakıtı krizi endişesine yol açtı.

Avrupa’da önümüzdeki haftalarda jet yakıtı kıtlığı başlayabileceğine dair endişeler havacılık ve turizm sektörlerini etkiliyor.

Türk Hava Yolları (THY) dahil birçok havayolu şirketi giderlerini azaltmak için bazı uçuşlarını iptal etti. Belirsizlik sebebiyle turizm sezonu öncesi rezervasyonlar da yavaşladı.

BBC Türkçe‘ye konuşan enerji uzmanları, Türkiye’nin havacılık yakıtları açısından iç ihtiyacını rahatlıkla karşılayabildiğini ve net ihracatçı pozisyonunda olduğunu söylüyor.

Turizmciler ise sektörün fiyat artışları yüzünden zorlandığını ancak Türkiye’nin hala en çok tercih edilen tatil adreslerinden biri olduğunu vurguluyor.

Peki önümüzdeki süreçte Türkiye’yi ne bekliyor?

  • ‘Kimse hiçbir yere gitmek istemiyor’: İran savaşı Türkiye’de turizm sektörünü nasıl etkiliyor?

‘Türkiye havacılık yakıtlarında ihracatçı ülke pozisyonunda’

Türkiye enerjide büyük ölçüde dışa bağımlı. Ancak havacılık yakıtları konusunda tam tersi bir tablo söz konusu.

Yurt dışından ithal edilen ham petrol, Türkiye’deki rafinerilerde işlenerek havacılık yakıtı haline getiriliyor.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Enerji ve İklim Çalışmaları Merkezi Direktörü Dr. Mühdan Sağlam, “Türkiye jet yakıtı konusunda ihracatçı ülke pozisyonunda yer alıyor ve genellikle kendisi üretiyor” diyor.

BBC Türkçe‘ye konuşan Sağlam, Türkiye’deki rafinerilerde çoğunlukla Rusya, Irak ve Azerbaycan’dan ithal edilen “orta ağır” petrolün kullanıldığına dikkat çekiyor.

Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (TÜPRAŞ) ve Azerbaycan devlet enerji şirketi SOCAR’ın Türkiye’deki STAR rafinerileri havacılık yakıtı üretiminde başı çekiyor.

Enerji Piyasası Denetleme Kurumu’nun (EPDK) verilerine göre Türkiye şubatta neredeyse 402 bin ton havacılık yakıtı ihraç etti.

Buna karşın yaklaşık 59 bin ton yakıt ithal etti.

Enerji uzmanı Ali Arif Aktürk, tedarik riski dolayısıyla ham petrol fiyatlarının tırmandığına ve bunun jet yakıtı maliyetlerini etkilediğine dikkat çekiyor.

BBC Türkçe‘ye konuşan Aktürk, “Tüm dünyada artık ham petrol kapanın elinde kalıyor” diyor ve ekliyor:

“Tabii bu maliyet yapısı da jet yakıtlarını çok etkiledi. Yani %70, hatta %100’lere yakın bir artış oldu.”

Bloomberg’in derlediği verilere göre Avrupa’da jet yakıtı fiyatları şubattan nisan sonuna kadar neredeyse ikiye katlandı.

Aktürk, Türkiye’nin tedarik riskiyle karşılaşmasa da fiyat artışlarından etkileneceğini söylüyor:

“Maliyet baskısı mutlaka yaşayacak. Bundan kurtuluşu yok. Türkiye’nin ucuz yakıt tedarik etme imkanı yok. Dünyada kimsenin yok.”

Mühdan Sağlam da fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğunu savunuyor:

“Daha önce bir varile 60 dolar ödüyorken, şu anda Rusya’dan alınan Ural petrolünün ücreti varil başına 105 dolar bandında. Dolayısıyla henüz rafineriye girmediği halinde bile ekstra bir ücret ödüyorsunuz.

“Sigorta ve navlun ücretlerindeki artış benzer bir seyir izlediği için jet yakıtının da fiyatı artıyor.”

Sağlam, Türkiye’nin mevcut yakıt krizinden az etkilenmesini petrol ve doğal gaz ithalatı yaptığı başlıca ülkelerin konumuna bağlıyor:

“Rusya’dan tedarikte bir sıkıntı olmadığı sürece Türkiye’nin arz şoku yaşamasını beklemiyoruz. Çünkü Körfez ülkelerinin payı neredeyse yok denecek kadar az.

“Örneğin Katar’dan gaz ithal etmediğimiz için Katar’ın dünyaya gaz sunamaması ya da mücbir sebep ilan etmesi bizi etkilemedi.”

EPDK verilerine göre Türkiye şubatta petrol ithal ettiği ülkelerin başında %42 ile Rusya geliyor.

Bunu %18 ile Irak ve %15 ile Kazakistan takip ediyor.

Türkiye, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından kaynaklanan enerji şokunu kısıtlı şekilde hissetti.

Ancak en fazla petrol ithal ettiği ülke Rusya’dan tedariğin aksama riski söz konusu.

Dr. Mühdan Sağlam, Ukrayna’nın son aylarda Rusya’nın petrol tesislerine yönelik saldırılarını hatırlatıyor:

“Kriz Hürmüz’ün kapalı kaldığı, enerji altyapılarının hasar gördüğü, Ukrayna’nın Rusya’yı hedef almaya devam ettiği şekilde ilerlerse, eylül ayına doğru sarkar ya da bir yılı bulursa o noktada Türkiye’nin çok daha sert tedbirler alması gerekebilir.”

Sağlam ayrıca “Türkiye için felaket senaryosu Rusya’nın denklemden çıkması olur” diye uyarıyor.

‘Havayolları uçuş iptalleriyle maliyetlerini optimize etmeye çalışıyor’

Uzmanlar jet yakıtları fiyatlarındaki artışın turizm sektörünü de etkileyeceğini savunuyor.

Havayolu şirketleri bu sebeple mayıs ayı başından bu yana 13 bin uçuşu iptal etti. En çok uçuş iptal edilen varış noktalarından biri ise İstanbul oldu.

Şirketler şu anda yakıt tedariki sorunu yaşamadıklarını söylüyor. Ancak uzmanlara göre teslimatta aksamalar sürdükçe kıtlık riski de artıyor.

Aktürk, özellikle uçak biletlerini de kapsayan “her şey dahil” tatil paketleri satan tur operatörleri üzerindeki maliyet baskısının artabileceğine dair uyarıyor:

“Çünkü sabit fiyatla satmışlarsa kârlılıklarını azaltacak, hatta yok edebilecek.”

Enerji uzmanı, aynı sebeple Türkiye’nin 2026’daki turizm gelirinde de “bir miktar” düşüş kaydedilebileceğini söylüyor:

“Yıllık 68 milyar dolarlık [yaklaşık 3 trilyon lira] turizm geliri hedefine ulaşma imkanımız düşük diyebiliriz.”

Resmi verilere göre ocak-mart döneminde Türkiye’yi ziyaret eden yabancı turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre %4,2 artarak 9,2 milyon kişiye ulaştı.

Turizm gelirleri de aynı oranda artarak 9,9 milyar dolar (yaklaşık 450 milyar lira) oldu.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, nisan sonunda yaptığı bir basın toplantısında 2026’nın ikinci çeyreği için “temkinli bekleyiş” dönemine girildiğini söylemiş ve kalıcı ateşkes sağlanana kadar piyasada son dakika rezervasyonlarının belirleyici olacağına dikkat çekmişti.

Peki turizmciler yakıt krizinin etkilerini nasıl değerlendiriyor?

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, BBC Türkçe‘ye yaptığı yazılı açıklamada fiyat artışlarının havacılık ve turizm sektörünü “zorlayan bir unsur” olduğunu söyledi.

Bağlıkaya, Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatı’nın (EUROCONTROL) verilerine göre İstanbul Havalimanı’nın 30 Nisan-6 Mayıs arası Avrupa’nın “en yüksek hava trafiğine sahip havalimanı” olduğunu vurguladı ve şu ifadeleri kullandı:

“Turizm sektörünün oluşturacağı hareketliliğin önümüzdeki dönemde daha da artacağını değerlendirdiğimizde İstanbul Havalimanı ve Türkiye’nin küresel havacılıktaki rolünün güçlenmeye devam edeceğini ifade edebiliriz.

“Temennimiz, dünyadaki gerginliklerin bir an önce son bulması ve uluslararası seyahatlerin yeniden normal seyrine kavuşmasıdır.”

‘Türkiye’nin turizm gelirini direkt etkiliyor’

Magic Life otellerinin kurucusu ve “her şey dâhil” sisteminin mucidi Dr. Cem Kınay da turistlerin büyük çoğunluğunun Türkiye’ye uçakla gelmesinden dolayı jet yakıtının zamlanmasının Türkiye’nin turizm gelirine direkt etkisi olduğunu savunuyor.

BBC Türkçe‘ye konuşan Kınay, “Şu anda yavaşlamış bile olsa, tam sanki etkilemiyormuş gibi görünse de bu şeklin devam etmesi bizi de etkiler” diye uyarıda bulunuyor.

Kınay, tur operatörleri ve charter uçuş fiyatlarına henüz zam yapılmadığını belirterek, “normal kataloglarda söylenen fiyatlarla hala rezervasyonlar kabul ediliyor” diyor.

Magic Life otellerinin kurucusu, rezervasyonlardaki düşüşün fiyat artışlarından değil kriz sebebiyle yaşanan “psikolojik sıkıntılardan” kaynaklandığını savunuyor:

“Genelde bu krizlerin başında misafirler yeni rezervasyon yaparken biraz beklemeye giriyorlar.”

  • İran savaşı: En büyük gelir kapısı turizm olan Van nasıl etkilendi?

Kınay’a göre otelciler ve tur operatörleri erken rezervasyon sürecini Nisan sonundan Mayıs sonuna kadar uzatarak turistleri “motive etmeye” çalışıyor.

Turizmci, bu tarz yöntemlerin yetersiz kalması durumunda devletin de devreye girebileceğini söylüyor:

“Eğer uçuş maliyetleri artmaya ve petrol fiyatları tırmanmaya devam ederse devlet charter uçuşlara teşvik edebilir. Yani ‘petrol fiyatındaki artışı ben absorbe ediyorum’ der resmi olarak. Havayollarına geçici destek mekanizmaları uygular.

“Bunlar geçmişte de oldu, Türkiye Cumhuriyeti bu tecrübeye sahip.”

Resmi makamlardan henüz turizm sektörünün desteklenmesi için bu tarz tedbirler alınıp alınmayacağına dair açıklama gelmedi.

Türkiye küresel jet yakıtı krizinden nasıl etkilenebilir?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.