Gülay Kazancıoğlu/Venedik
61. Venedik Bienali açılışına “Gazze soykırımı”nı protesto grevi damgasını vurdu. Ön gösterimin son günü başlayan 24 saatlik grev, etkinliğin açılış günü olan 9 Mayıs saat 15.00’e kadar devam edecek.
Art Not Genocide Alliance – ANGA (Soykırım Değil Sanat İttifakı) öncülüğünde düzenlenen “Kültür İşçileri Grevi”, Venedik Bienali tarihindeki ilk organize grev olma özelliği taşıyor.
Katılımcı sanatçılardan destek
Protestoya 200’den fazla bienal sanatçısı, küratör ve 18 ulusal pavyon ekibinin bulunduğu geniş bir koalisyon destek veriyor. ANGA, katılımcılara ulusal pavyonları 24 saat boyunca kapalı tutma çağrısı yaptı. Bienal’de Türkiye’yi temsil eden sanatçı Nilbar Güreş ve küratör Başak Doğa Temür da imzalarıyla çağrıya destek verdi. Aralarında Avusturya, Belçika, Finlandiya, Kore, Japonya gibi çok sayıda ülke pavyonu greve katılırken Türkiye pavyonu da grev kapsamında kapılarını kapattı.
6-7-8 Mayısta gazeteciler ve sanatçılar için gerçekleşen ön gösterimin son gününde başlayan grev kapsamındaki yürüyüşe sanatçılardan küratörlere, yerel halktan turistlere kadar farklı kesimlerden katılım oldu. Giardini’de toplanan protestocular Arselale’de bulunan İsrail pavyonuna yürürken bienalde israil’in yer almaması yönünde sloganlar attılar.
Giardini’deki sabit pavyonunun tadilatta olması nedeniyle bu yıl Arsenale bölgesinde yer alan İsrail pavyonu Lübnan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan pavyonları arasında yer alıyor.
Polis Arsenale girişinde barikat kurarken İsrail Pavyonu önünde de güvenlik önlemleri aldı. Göstericiler ile polis arasında yer yer arbede yaşandı.
Venedik’teki daha kitlesel bir bir miting düzenlenmesi ve bienal boyunca Solidarity Drone Chorus (Dayanışma Drone Korosu) gibi aktivist grupların çeşitli eylemler yapacağı bildirildi.
Fotoğraf: Gülay Kazancıoğlu
Grevin hedefi İsrail pavyonu ve çalışma koşulları
Eylem, hem kurumsal politikaları hem de çalışma koşullarını hedef alıyor.
ANGA tarafından yapılan çağrıda, Gazze’deki askeri operasyonları devam eden İsrail’in Bienal’e katılımının “soykırımın normalleştirilmesi” olduğu ifade edildi. İsrail’in etkinlikten tamamen çıkarılması talep edilirken protestoların odağında İsrail’e Arsenale’de tahsis edilen mekan var.
Grevin diğer bir temel motivasyonu ise sanat dünyasındaki güvencesiz emek sorunu. Sergi görevlileri, küratoryal asistanlar ve diğer saha çalışanlarının düşük ücretleri, geçici sözleşmeleri ve özlük haklarına dair talepler, İtalyan işçi sendikaları ADL Cobas, USB ve CUB tarafından destekleniyor.
Uluslararası jüri istifa etmişti
Bienal yönetimi, grevden önce de ciddi bir krizle karşı karşıya kalmış, nisan ayı sonunda Solange Oliveira Farkas başkanlığındaki Uluslararası Jüri üyeleri Zoe Butt, Elvira Dyangani Ose, Marta Kuzma ve Giovanna Zapperi toplu olarak istifa etmişti. Jüri üyelerinin istifasına İsrail ve Rusya’nın Venedik Bienali’ne katılımı konusundaki siyasi baskılar ve kurumun bu süreçteki tutumunun neden olduğu ifade edilmişti.
İstifaların ardından Bienal yönetimi, ödül sisteminde değişikliğe gitmeyi tartışmaya açtı. Bugüne kadar jüri tarafından verilen Altın Aslan ödülü yerine format değişikliği tartışmaya açılarak 2026’da halk oylamasıyla “Ziyaretçi Aslanı” ödülü verilmesi planlanıyor.


